COME IN
ASK ME
I KNOW
bu yazi sultanahmet'teki bi magazanin cam kapisina yapistirilmis bir A4 kagitta yaziyodu. cok merak ettim, adam ne biliyomus diye.
yine cok seyrek yazmaya basladim biliyorum. ve mazeretim yok, sadece useniyorum. :/ kopenhag'dan dondukten sonra karakoy'de workshop'umuz vardi yine onunla ugrastim. o da yeni bitti iste. cuma gunu de bi arkadasin dogumgunu vardi taksimde kutladik.
leonard cohen konserini de yazmadim hala di mi? ne diyim bilemiyorum, konser doga ustu bi tecrubeydi. oncesinde inanc'tan iki ogrenciyle bulustum, onlar da cohen hayraniymis, hatta nick cave hayraniymis, cok sevindim :) aksam konser baslayana kadar beraber takildik, konser cikisi da ben otobusumu kacirdigim icin beni taaa eve kadar biraktilar :) ben cohen'in live in london dvd'sini konser oncesi izlemedigim icin nasil bisey beklemem gerektigini bilmiyodum, ve sonrasinda dvd'yi izleyince anladim ki cok benzer bi setmis. dogrusunu soylemek gerekirse de, "iyi ki onceden dvd'yi izlememisim" diye dusundum, yoksa hicbisey yeni gelmiycekti. neyse, 74 yasindaki amcanin sahneye dans ede ede cikmasi olsun, fotr sapkasini cikartip saygi durusunda muzisyenlerini dinlemesi olsun, arka duvara asilmis lir calan kadin cizimi olsun butun konser muhtesemdi. 5 agustos aksami famous blue raincoat'u calmamis ama bize caldi, ben de kendimi ozel hissettim durduk yere :) bi ara da hallelujah ile i'm your man'i ustuste caldi. hallelujah zaten o kadar guzel bi sarki ki, leonard cohen onun disinda hicbir sarki yazmamis bile olsaydi sirf o sarkiyi yazdigi icin ovguyu haketmesi gerekirdi bence. cok duygu yuklu bi atmosfer oldu bi ara, kendimi tutamayip aglamaya basladim (o derece yani), sonra caktirmadan ellerimle gozlerimin kenarlarindan akan yaslari silmeye calistim, o sirada farkettim ki sol tarafimda oturan 30-35 yaslarindaki adam da agliyo! oha dedim yaa neden benim cevremde bunun gibi daha fazla insan yok? dedim, iste evlenilmesi gereken adam bu. sonra sahneye dondum, leonard cohen sapkasini gogsune dayamis vokalistleri sarki soylerken saygi dolu gozlerle onlari izliyo, o zaman dedim ki "yok iste BU evlenilmesi gereken adam". adamin hayatini dusundum, yasadigi iliskileri, onlardan cikarttigi dersleri, yazdigi sarkilari. ve dedim kendi kendime, o adam SU ANDA BURADA. benden 20 metre uzakta duruyo, bana donmus sarki soyluyo. o anda da inanamiyodum zaten, simdi de durup dusundukce gercek degilmis gibi geliyo...
neyse. baska ne olmustu? hmmm... annem benim 2002'de aldigim dell desktop'u kullaniyo tercume yapmak icin (win xp kurulu) ve bikac siteye uye olmus ilginc powerpoint'ler videolar falan paylasiyolarmis annem de onlari bilgisayara indiriyo izlemek icin. ve annem, 1995 senesinden beri bilgisayar kullanan annem, exe dosyalarinda virus tehlikesi oldugunu, guvenmedigi hickimseden exe dosyasi kabul etmemesi gerektigini bilmiyomus! ve virus sokmus bilgisayara. kaspersky de eski oldugu icin virusu tanimamis ve mudahale edememis. ben kopenhag'dan geldim annem durumu anlatti. kaspersky'yi calistiriyorum ise yaramiyo (2008'de yeni surumu cikmisti okuldan onu indirip onu kurmam gerekiyomus) spyware doctor var ama o da scan yapiyo, infectionlari buluyo ama para odemeden treat etmiyo hicbiseyi. (bu arada 34 infection cikti iyi mi) sonra kaspersky'yi buldum bi sekilde, yenisini kurdum, ama activation icin key file istiyo. onu da okuldan indiremiyorum cunku kampuste olmam gerekiyomus. 2 gun kafayi yedim, sonra dedim bu boyle olmuycak, zaten 7 senedir format atilmadi, iyisi mi ben format atiim hem nasil yapildigini da ogrenmis olurum. google'dan arama yaptim nasil yapiliyomus diye, sonra bilgisayarla gelen xp cd'sini buldum, onu taktim, adimlari teker teker yaptim, ama xp'nin kurulmasini istedigin partition'u secme isine gelince meger once "delete partition" diyip sonra xp'yi kurduruyomussun, ama ben o kismi atlamisim ve direk ustune kurmusum xp'yi yeniden. bilgisayara farkli bi isim verdim, sonra annemle bana 2 kullanici adi yazdim, bilgisayari actim ne goriim: C'nin tamami dolu, bizim eski kullanici isimleri duruyo, yenileri de eklenmis, ve ustelik eski kullanici adlarinin altindaki dokumanlari, videolari falan silmeme alet izin vermiyo. sonradan arastirinca su delete partition olayini ogrendim ve butun bu process'i tekrar yapmaya calistim ama delete'e basinda alet bana "cannot delete this partition since it contains some crusial setup files for win xp" gibi bi hata mesaji verdi. sonra okula gittim, okulun IT sayfasindaki win xp cd'sini kopyalayip cd'ye yazdim eve geldim, (authenticity code'u falan farkli, bi de SP1 yerine SP2) tekrar herseyi bastan denedim gene delete etmeme izin vermiyo! oyle denedim boyle denedim olmuyo! simdi de c'de cok limited bi space ile calisiyo annem bakalim... millete soruyorum bu sorunu nasil gideririm diye ama duzgun bi cevap alamadim simdiye kadar :/ zaten bendeki laptop sayisi 3e ciktigi icin bu 2005'te aldigim toshiba'yi anneme vermeyi planliyodum (elektrikler kesildiginde de calisabilsin ve daha compact olsun diye) ama tek xp'li bilgisayarim bu ve ilk laptopum oldugu icin cok baglandim kopamiyorum... okuldan yeni verilen lenovo laptopta da vista var ne yazik ki :( alir almaz xp kurmaya calistim ama alet izin vermiyo anasini satiim. onu da iste google'dan bakmam lazim, ama isin asli bu desktoptaki basarisizligim sonrasinda pek kendime guvenmiyorum. neyse bakicaz bakalim.
onun disinda da, ramazan geldi, ama pek de hos gelmedi. ramazan'in en sevmedigim tarafi hava cok sicak olmasina ragmen sokakta, otobuste veya tramvayda rahat rahat suyunu cikartip icemiyo olmak. boynumdaki kolyeyi hac sanip bana tip tip bakan insanlara alistim ama bu su icme/yemek yeme yasagina karsi koyamiyorum hala... ramazanin tek sevdigim tarafi ise ramazan pidesi :) ramazan pidesi kadar guzel bisey var mi yaa kilo almiycak olsam her gun yerim! :)) bu arada kopenhag'daki son gunumde sehri gezerken meydanlardan birinde kurulmus bi flea market gormustum. flea market'tan kastim aslinda daha cok eski esyalar + takilar. ve cok ama cok guzel bi kolye ucu gordum, sekizgen bi yildiz gibi, ve her kolun ucunda ufacicik bi kehribar tasi var. cok pahali da diildi ama alta bakan ucu biraz uzundu ve haca benziyodu onun icin almadim ben de.
son olarak da yurt konusunda yedigim kazigi anlatiim kisaca. bu olayi dun ogrendim ve sinirlerim bozuldu butun gun "nasil yaa? nasil yaa?" diyip durdum. artik kendimi tutmamin tek yolu bu konuyu dusunmemek, onun icin de artik vazgectim kafa yormuyorum kaderime razi geldim... olay su: gecen yil yeni yapilan "studyo daire"lerin birinde kaliyodum ben, ve 6 kisi bi daireyi paylasiyo, ortak mutfak ve oturma odasi var ama herkesin kendi banyosu var. so far so good. bu sene de orda kalmak istiyoduk hepimiz, cunku normal tek kisilik odalardan daha ucuz ve daha sessiz (i.e. undergrad gurultusu cekmek zorunda diilsin) ama haziran'da bize "yazin kalicaksaniz haftalik bu kadar para odemeniz lazim" dediler. simdi, size boyle bisey deseler nasil bi cikarim yapardiniz? benim yaptigim cikarim suydu: eger yazin para odemek istemiyosan odani bosaltman lazim. ve anahtar teslim tarihi falan da yaziyodu ve ben de deadline'dan once _araba kiralayip onca esyami eve tasimak suretiyle_ odami bosalttim, anahtarimi teslim ettim gorevliye. teslim ederken de adam bana "odada bisey brakmadin di mi?" dedi ben de hayir dedim. cut to yesterday, when i went back to school. ayni gorevliyle konusmaya gittik acaba bize yeniden yer cikar mi, acaba 6 arkadas ayni yerde kalabilir miyiz diye sormak icin. and it turns out, eger yazin basinda esyalarimi odada biraksaymisim ve anahtarimi gorevliye teslim etseymisim ne para odemem gerekicekmis ne de simdi donem basindaki piyangoya katilmam gerekicekmis. odam hazir beni bekliyo olucakmis!!! oysaki ben onca zahmeye girip odami bosalttigim icin simdi yeniden piyangoya girmem gerekicekmis ve oda cikip cikmiycagi kesin diilmis ve butun yaz esyalarini odalarinda birakan ve para odemeyen ogrenciler odalarindan cikartilmiycagi icin bana oda cikma ihtimali dusuyomus (in that, only ~30 rooms are available at the moment). may i just say, WFT? W...T..FFFFF????? nasil bi mantik bu yaa anlamiyorum! ve gorevli bize diyo ki "bana sorsaydiniz soylerdim", sanki benim aklima oyle bi olasilik gelicekmis gibi... offf akima geldikce sinirleniyorum tekrar tekrar! ufffffffff!!!!!!!
neyse, haberler basladi, trakya'da sele kapilip olenlerin sayisi 9'a cikmis, ona da canim sikildi simdi... bi de pasadena'nin kuzeyindeki daglar yanip kul oldu ona da sinir oldum, boyle butun kotu haberler ustuste geliyo anasini satiim. hah, gok gurlemeye basladi gene.
song of the day: abbatoir blues - nick cave and the bad seeds