[su salak blogspot yasagindan nefret ediyorum ]
benim vejetaryen olmamin uzerinden 3 yil 1 ay gecti. ilk sene, bir defa akrabalarimiza resmi bir olay icin gitmistik, verilen tabaklardaki salatada tavuk varmis ben de cok ciddi bir ortam var diye, ortami bozmamak adina biraz yemistim, bir defa da bulgaristan'daki tanidiklarimizda yemek yerken kucuk kofteli corba koyulmustu onume, ve misafirlikteyim, sorun cikarmayayim diye onu da yemistim. bir iki defa sanirim annem pilava tavuk/et suyu tableti koydu ama o durumlarda da kavga etmistik. bu olaylar disinda hic et yemedim. ve yemek de istemiyorum. is. te. mi. yo. rum! bu kadar basit. yani icten ice yemek istiyorum ama cool olmak icin boyle yapiyorum, ya da "keske biri beni zorlasa da azicik yesem" falan gibi bir dusuncede degilim. tam tersine, dikkat cekmeyi sevmeyen biri olmama ragmen, ve bunun konusu acildiginda istisnasiz her insanin bana sanki kendileri cok iyi biliyormus gibi ve benim yaptigim yanlismis/cocuklukmus/sorumsuzlukmus gibi nutuk atacaklarini bilmeme ragmen bundan vazgecmiyorum. turkiye'de nedense et yemiyorsan sagliksizsindir gibi bir inanis var. ve gecen hafta annemle aramizda gecen olaydan sonra burama kadar geldi (i've has enough'in turkcesi iste).
[alin iste, son ornek. yurdun mutfagindaydim az once ve benim disimda bolumden baska birinin de vejetaryen oldugunun konusu acildi. bu vejetaryen olan diger kisi de antep'liymis. ve komsularimdan birinin tepkisi: "cok yazik." ]
annem nohut almis, yemegini yapacak, biraz da patates koyacakmis. bana sordu, olur yeriz dedim. ben de salonda oturuyorum, kendi isime bakiyorum. bir muddet sonra mutfaktan et kokusu gelmeye basladi, ben de gittim anneme sordum, ne bu et kokusu diye. annemin verdigi cevap: "suyuna bir et suyu tableti ativerdim!"
[ aside: kadin boyle iste, irrational seyler yapip duruyor. ben bu yaptiklarini ogrenince ilk once afalliyorum. beynim idrak edemiyor bir insan boyle bir hareketi nasil ve neden yapar diye. sonra soruyorum ne alaka, neden bunu yaptin diye, ve kadinin verecek cevabi yok. oyle bon bon bana bakiyor. ben de sinirleniyorum. boyle bir dinamik var aramizda. yillardir boyle. ]
ben de sinirlendim, "nine hangi akla hizmet et suyu tableti atiyorsun? benim et yemedigimin farkinda degil misin?" diye bagirdim. o da bana bagirdi, "sen de hastalanip duruyorsun! tahil falan da yaptirmiyorsun, et yemen lazim!" dedi. ben de "bu yemekten bana koyma, cunku yemeyecegim" dedim, o da "bak simdi! yaptigin ise bak!" dedi, ben de "asil senin yaptigin ise bak" dedim.
annemin bahsettigi "surekli hasta oluyorsun" da yalan! her kis hasta olan ben, bu kisi grip mrip olmadan gecirdim. sadece 2 defa eve gittigimde anneme "cok usudum" dedim, o da havanin soguk olmasindandi. kadinin olaylari ne kadar abarttigina bakin lutfen.
neyse, ben de okula dondukten sonra, annem bu isin pesini birakmayacak, allah bilir baska ne yollara basvurur diye dusunup saglik merkezine gittim. doktora olayi anlattim, 3 yildir et yemedigimi ama her turlu sebzeyi, meyveyi, tahili ve baklagili yedigimi soyledim, sut, yogurt, yumurta da yiyiyorum dedim. kadin da "belki b12 vitaminin eksik cikabilir, o durumda da vitamin takviyesi kullanirsin" dedi. thorough olmak icin medical history'me bakti ve ailemde olan hastaliklari sordu. babamin, anneannemin ve dedelerimin kanserden oldugunu soyleyince kanserle ilgili de bir suru tahlil istedi. o kadar cok ki, benden tam 4 tup kan alindi ve sonuclar 5 sayfa olarak bana iletildi. neyse sonuclarimi bugun aldim. and the verdict is: I am the EPITOME of health! 5 sayfa sonucun icinde, sinirlarin disinda olmayan bir tek sey bile yok! kani alan ve sonuclari bana gonderen teknisyen de sasirdi, doktor da sasirdi. doktor hanim sonuclara bakti, sayilari gorunce "cok iyi... cok iyi.. muhtesem... cok guzel sonuclar" deyip durdu. bana "annene cok selam soyle. 'doktordan bile daha saglikliymisim' de. aynen boyle devam et. annen sana inanmazsa beni arasin, ben ona da anlatirim" dedi. iste bu yaa, iste bu. simdi, haftada 2 gun spora devam edeyim de biraz da kilo vereyim tam olacak!
1 comments:
Show-off!
Post a Comment